Ya petito ayıcığım beni bulsun ya da ben onu bulacağım!

26 Nisan 2015 Pazar

Bence üzülmeseniz de olur.Hayat bu. Değmez !

2.8.11 çok mu çok eski? Bana şuan eski geldi yani. Ne it kaldı hayatımda ne şerefsiz ne yavşağın y si. Her şey tamamen yok. Tamamen yeni bir hayatım var. Bahsetmişim zaten kocaamaaaan sevdiceğim var. Hayat var... 11.5 ay oldu. ( Maşallah diyin ) iyi ki de var ♡♡♡

İnsan gerçekten hayatın neler getirebileceğini bilmiyormuş. Şuan bir bakıyorumda neleri takmışım kafaya. Kimleri sevmiş gibi yapmışım. Kıskanmaya çalışmışım... Yok hepsi gerçekti anlatılanlarda bir sıkıntı yok ama anlamsızlaşıyor işte. Bir mağazada çalışmaya başladım. 8 ay oldu. Hayatımın en büyük değişikliği burada başladı işte. Ben ki ona buna triplenen petito. Müşterilerle uğraşmaktan triplenmeye vaktim kalmıyor.


Müşterileri anlatmak isterim aslında. Yani bir nevi sizi size anlatmak isterim. Uzun sürer diye korkuyorum. Bir tiyo verebilirim ama ;)


Kabinler çok manyak bir şey. Tüm kişiliğinizi orada anlatıyorsunuz. Aldığı kıyafetleri yere atan da gördüm aldığı gibi askılayan ya da katlayıp bırakanda. Orada kapının olması kıyafetlerin anasını ağlatmanıza izin vermiyor sonuçta değil mi ?  Totoştan çıktığı gibi bırakılmasına zaten alıştım. Hatta o halde reyonda bulmaya da. Bir müşteriyle ilgilenirken pat diye söze girip 3-4 farklı şeyi arka arkaya soranları ve daha sonra çok komikmiş gibi gülenleri de. Israrla "Ay burası çok dağınık. Bulamıyoruz aradığımızı!" Diye söylenenleri de gördüm. Ki bu söylenen insanlar toplu olduğunda kendileri hiç dağıtmadan bakabilecekler mi merak ediyorum.


Bir çok insan gördüm , görüyorum..  Ama hepsine rağmen sevdiğim insanlar var. Güldüğümüz çok güzel zamanlar var. En önemlisi sevdiceğim var. İyi ki var...


Sevdiceğimden uzun uzun bahsetmek istemiyorum. Nazar değer diye korkuyorum. O yüzden çok şey anlatmayacağım onunla ilgili..


Okul nasıl gidiyor bir bakalım... Sıradan. Bayaa sıradan... Sevdiceğim olmasa çekilmez. Dersler almış başını gidiyor. "Büte kalalım da yaz okuluna kalmayalım.." diye diye geziyorum.


Yazmayı özlemişim ama gerçekten. Bu saatte nasıl cesaretlendim belli değil. Bir daha kimbilir ne zaman yazabilirim. Blogla ilgili bildirim gelmese aklıma gelneyebilirdi de. Yazmama rağmen okunduğunu görmek güzel :)))


Son uyarı : Bayan arkadaşlarım daha az dağıtsak ahahah ♡♡

5 Kasım 2014 Çarşamba

Yazıyor...

Üniversite...
Değişik bir yer. Aslında bir yandan iyi de. Yeni insanlar hayatında daha çok yer almaya başlıyor. Liseden kimse kalmadı mesela yanımda. Neredeyse kimse. Kıvırcığımız var sevgilim var koyun bakışlımız var o kadar. Herkes farklı bir köşede hayat kurma çabasında. 
Üniversite hayatından pek bir şey anlayamadığım doğrudur. Sebepse bir yandan işte çalışmam. Salı günleri öğleden sonra boş mesela ama iş işte. Para kazanıyoruz. Ne çok değiştim yahu. Ben bile farkındayım. 2 sene boyunca ay koşu yapalım, ay yürüyüş yapalım, zayıflayalım... diyen ben işe başladım,zayıfladım,üstüne para kazanıyorum. Kim derdi ki çalışacağım. Ben bile demezdim.

Mutluluktan sanırım yazasım da gelmiyor ki artık. İnsan mutluyken yazabilir mi? Ben yazamıyorum. Bi içim sıkılacak. Bir daralacağım ki yazayım. Derdimi anlatacak insan bulamayınca kağıtla paylaşayım duygularımı. Ama maaşallah her şey çok iyi bu aralar. 

En çok doğum günümde gelen bir sürü petitoyu sevdim :* 100-150 tane var sanırım. Bir sürü işte ahaha :D 

Sevgilimle de çok güzel gidiyor. 10 gün sonra 6 ay olacak işte. Resmen bana 6 ay dayandı yahu. Şurda tozlu geçmişime baktıktan sonra en uzun ilişkim ilan ediyorum ve çok seviyorum gerçekten.

Neyse benden bu kadar daha bankayla işlerim var onları halletmem gerek. Öptüm. kib. by...

2 Temmuz 2014 Çarşamba

Bir Varmış Bir Yokmuş , Bir Yokmuş Hep Varmış

Resmen ben neymişim be abi uaaa ! diye yazıya giriyorum giiirdimm...

Arada bir eski yazılarımı okuyorum ne var ne yok diye şimdi yeni bir olayla geldim :) Heyooo :))))

Bim bam bom çok şükür dostlar benimde artık bir sevgilim var... Bir zamanlar sayıp sövdüğüm insanlar en yakınım. Canım ciğerim dediğim insan en uzağım oldu. Hepsini anlatıcam :)

Geçen sene aslında bahsetmişim ya ne bileyim bana deselerdi seneye bu dediklerinin hepsini yutucaksın inanmazdım. Hadi len derdim. Ama her şey zamanında işte. Birazda benim ayran gönüllülüğüm. Ama Allahtan hayatımda birisi varken herkes hiç oluyor. Sevdiceğim <3. 

Olay 15 Mayıs 2014 tarihli. Aslında 14 mayıs da sayılabilir hatta 13 mayısta kıvılcımlar oldu. Kocamaaaan 4 saat konuştuk telefonda. Hani bir sonuca varılacak ama her şey bende. Gitsin istemiyorsun ama yanlış bir şey de yapmayayım. Hep benimle olsun ama ya kötü bir şey yaparsam. Konuşmayı kesmeyelim ama emin değilim. Bla bla bla... Son bi kavgamız oldu bizim saçma sapan bir olaydan. Ondan sonra işler değişti zaten. Konuşmadık 5 gün kadar sanırım. Ama hep bekledim gelsin konuşalım diye. Sonra iş başa düştü. Ben gittim. O günden sonra işte hep bi konuşalım,gelsene. Eve geliriz mesaj atmak için bahaneler. Biliyorum o yazmaz. Yazmama nedenini de biliyorum. Her neyse o can ciğer insanla konuşmam gerekiyordu her şeyin tas tamam olması için. Evet baştan çok istemedim. Engelle beni yanlış bir şey yapmayayım dedim . Boşluğa düştüm diye olmasın dedim ama sonra emindim yani olurdu. Gittim konuştum tamam dedi arkandayım. Onlara kalmaya gidecektim. O yüzden söylememiştim artık sevgilim olduğunu. 2 gün öncesinden planlamıştık ama unuttu söylememiş. Bende biraz sinirlendim. Yüzüne karşı söylemek istemiştim. Dostuma neden klasik bir mesajla haber vereyim ki? Sonra söylemedim sonra da unuttum. Bana dediği son bi söz vardı işte. ''Bunu durumundan ve fotoğrafından öğrenmek çok güzel oldu.'' Ondan sonra bir ton şey söyledim. Ama cevap vermedi. Arkadaşlığımız bitmesin istedim. Ama o istedi. Kendimi çok kötü hissettim. Eksiktim resmen. Mutluyum ama eksik. Bu kadar kızmamalıydı bence. Dostluk bunu gerektirmezdi. 3-5 gün sonra onunla ilgili çok büyük şeyler geldi kulağıma ama inanmak istemedim. İnanmadım da. Daha önce de olmuştu böyle şeyler. İnanmamıştım. Tamam sinirliydim ama inanmadım.

1 hafta oldu konuşmadık. Dedim arayayım ne olcaksa olsun. Kesinliğe kavuşsun. Yaklaşım 10 kere aradım. Arada bir tanesini meşgule attı. Sonra büyük ihtimalle telefonu sessize alıp attı bir yere. Ağlaya ağlaya aradım. Dedim ne olur açsın. Sonra açmadı... Mesaj attım. Cevap vermedi. Anlaşılan her şeyi silip atabildi. Ne mutlu. Bi süre sonra sinirlenip sildim bazı şeyleri. Fotoğrafları, mesajları.. Beni önemsemeyeni önemseyemezdim. Bir gün uyandığımda engellenmiştim. Twitter,Instagram belki başka yerlerden de. O zaman daha iyi anladım bittiğini. Sadece bir dost kaybetmedim ki ben. Bir çok şeyi kaybettim. Zaman geçtikçe gitti her şey. Hayatımda ilk defa fotoğraf yaktım,kestim... Çok değer vermiştim ama o silebildi. Bende yapabilirim dedim. Yaptım. Numaramı değiştirdim ama bu onunla alakalı değil. Birden esti aklıma. Resmen yok artık.

Sınavlar açıklandığında aradı. Şok oldum. Kötüymüş sınav sonucu. Çok konuşmadık zaten.Ama eğer okursan canım ciğerim kusura bakma arkamdan sayıp söversin,dalga geçersin, belki olayları farklı anlatırsın ama bende böyle bütün olaylar. Kendine iyi bak ne diyeyim. 

Sonra sevdiceğimi anlatayım. Şapşiriğim ya. Resmen hissediyorsun sevdiğini. Bende seviyorum doğruya doğru. O yanımdayken her şey çok farklı. En zor günlerimde yanımda. 1.5 ay kadar oldu işte. Mutluyum ama artık eksik değil. Daha öncekiler de neymiş yahu diyorsun. Düşünün İzmirden vazgeçtim. O kadar diyorum :) 
Dedim ne İzmiri otur oturduğun yerde. O yoksa neresi güzel gelebilir ki? Şimdi de aynı bölüm hayalimiz var. Bakalım hayırlısı. O 4 saatlik konuşmadan sonra her şey değişti işte. Beraber uyuyoruz artık diyebilirim. Teşekkürler Viber :)  

Çok açık söyleyebilirim ki İt kim ya dedim. Neden bu kadar takmışım onu. 

Diyorum ya bana geçen sene deseler her şey tersine dönecek hadi be git işine derim. Ama oluyormuş. İyi ki de olmuş. Boş verin keşkeleri. İyi kilere bakın. İyi ki şimdi.

15 Mart 2014 Cumartesi

yaşama belirtisi

Yazı yazmadığım halde bloğuma girenleri öpüyorum canlar. Ygsye de az kaldı oturup ağlayacağım. Anlatacak çok şey birikti. Ama az kaldı...

26 Haziran 2013 Çarşamba

Bitsede gitsek!

Heeey nasılsınız millet? Ben iyiyim sanırım.

Bu aralar uyku düzenim pert. Saat 03:00 gibi uyuyup saat 07:00-08:00 civarı uyanıyorum 11:00'den sonra tekrar uyanıp 14:00'da uyanıyorum.böyle saçma bir şey. 

Çok fazla dizi izliyorum. Şuan 6. dizimi bitirmek üzereyim. O derece :) 

İnsanlarla az iletişim kuruyorum. Bu yüzden azar yiyorum.

Öyle yani. O değilde Dylan O'Brien der susarım. Ya o kadar tatlı kiii.. Hemde benden sadece 4 yaş büyük. Tam olarak 4. Bende ki şans işte. O kadar dersaneye gidiyorum okul falan ne bileyim kafelere giderdim. Hiç öyle tipler yok. Bana denk gelmiyorlar sanırım. Tamam bu aralar asosyal olabilirim ama giderdim yani. Sonra neden yalnızım? Hiç böyle tipler yok kiii. Ayrıca bilmeyen varsa Teen wolf'da oynuyor. Dizi de çok harika bir şey sadece 3 günümü aldı. 

Bir de bazen çok hırs yapıyorum. ''Kazanıcam lan o üniversiteyi o halam dediğim insanlar görücek. '' diye. Çünkü çok lanet halalarım var. Bi gerizekalı kuzenim var. Hormonlu.... Eskiden falan sürekli onunla karşılaştırılırdım. Hala öyle.  Benden kısıtlanırdı ondan kısıtlanmazdı falan ve ben bu durumdan nefret ediyorum. Sırf onlara inat kazanıcam. Hormonlu'nun yaptığı şeyleri ben yapsam kıyamet kopar o kadar söylüyorum.

O Hormonlu da mal zaten. Saçları boyalı boyalı. Tip tip kıyafetler. Normalde meslek lisesine gidenleri ezmem ama bunu ezdikçe ezesim geliyor. Böyle yerin dibine sokayım. He bu arada ben saçlarımı boyatmak istiyorum ama boyatamıyorum halamlar yüzünden. Ahh lanet olasıcalar. O yüzden çok gözüme batıyor saçları. Bi gün gizliden boyatıp eve gelsem ne olur acaba? Hahaha düşünmek bile istemiyorum. Neyse az kaldı. Ya sabır! 

Sadece 1 sene eziyet çekicem. Sonrası kısmetse go go go İzmir. İzmir'e gidersem çok harika olur zaten. Aklımda özel yurtta kalma fikri var. Sonra ev tutar mıyım bilmiyorum. Ev tutarsam da gidip en üst katı falan tutarım ki hırsızın falan girmesi zor olsun. 

Orda da tip tip insanlar olur. Gel beni döv diye bağıran tipler. Bu sıralar zaten dövmeye odaklıyım. İçimden hep birilerini dövmek geliyor. Özellikle okuldaki Niga'yı. 

Okuldaki olayları biliyorsunuz hiç anlatmıyorum tekrardan. 12. Sınıfın başında planlarım var zaten. 

Hepsinin mk!

12 Haziran 2013 Çarşamba

Kısa bir şey..........

Ben yine hayatımdaki hareketsizlikten bahsedeceğim. Siz belki okursunuz belki okumazsınız.

Geçen it'in fotoğraflarına bakayım dedim can sııkıntısından. Sanki hiç konuşmamışız,tanışmamışız,aramızda hiç bir şey olmamış gibi geldi.O kadar uzun zaman olmuş ki. Sanki fotoğraflarına bakınca özlemem gerekiyormuş ama özleyemiyormuş gibi hissettim.


Çok boş yaşıyorum sanki. Arkadaşlarıma bakıyorum hepsi bir telaş içinde. Bi sevgilim olsa 3 yıl ne alıcam diye düşünmem hepsi planlı. Uzun süre sonra ilk defa bir sevgilim olsun istedim. Neyse sanırım çok yazamıcam bu sefer.

2 Haziran 2013 Pazar

Uyuma!

Direnişin 6. günü ama olayın sadece 3-5 ağaçtan çıktığını düşünenler var. Öncelikle olayı anlatmak istiyorum. 
Gezi parkı sadece son damlaydı. Bu direniş sadece 3-5 ağaç değil.




















Bu sadece '' Eh yeter be! '' deme şekli.

Direnişin ilk gününde böyle bir şey olmaycaktı ta ki polisler aşırı tepki gösterinceye kadar. Yapılacak olan oturma eylemiydi. Polislere bile yemekler ikram edildi. Ama sonra biber gazları, tazyikli sular...

Halkımızın yine çoğu olaylardan habersiz. Yandaş medya olayları olduğu gibi aktarmıyor. Ne öğrenebilirseniz sosyal medyadan öğrenebilirsiniz. Yaşasın Sosyal Medya!

Şimdi Türkiye'nin bir çok ilinde eylemler var. Sende tepkini göstermek istiyorsan en basiti yarın yani 3 Haziran Pazartesi günü siyah tişört giy. 



#DirenGeziParkı #occupygezi #SeniÖzledikAtam #tümliselersiyahgiyiyor


Duman yine her şeyi anlatmış. <3